kadın haberleri

Bitlis' in Hizan ilçesi, Çatak Değirmen köyünde görevli İzmir ve Antalyalı iki genç kadın öğretmen, öğrencileri üşümesin diye hayatlarında ilk kez ellerine aldıkları baltayla, odun kırıp soba yakıyorlar.

Hizan'ın Çatak Değirmen köyünde görevli kadın öğretmenler, tüm zorluklara rağmen öğrencilerini geleceğe hazırlamaya çalışıyorlar. Alıştıkları yaşam düzeninden çok farklı bir yerde, Hizan'a 50 kilometre mesafedeki

Çatak Değirmen köyünde ailelerinden ve sevdiklerinden kilometrelerce uzakta eğitim veren İzmirli Zeynep Kiraz ile Antalyalı İpek Şekerci, eğitim aşklarıyla kendilerine "Eğitim Melekleri" dedirtiyorlar.

İlçe merkezinde oturan ve her gün kilometrelerce yol katederek günün ilk ışıklarıyla köye ulaşan Zeynep ve İpek öğretmen, öğrencilerini sıcak dersliklerde karşılamak istiyor. Öğrencileri okula gelmeden ellerine aldıkları baltayla odun kıran ve sınıflardaki sobaları yakan fedakar öğretmenler, öğrencilerine hem anne hem de abla şefkati gösteriyor.

İzmirli Zeynep öğretmen ise Ankara'nın doğusunu ilk kez gördüğünü, bu nedenle de alışık olmadığı bir yaşantıya adapte olmakta büyük zorluklar yaşadığını belirtti. Tüm zorlukları öğrencilerin ve köylülerin desteğiyle aştıklarına değinen Zeynep Kiraz, şöyle devam etti: "Buraya ilk geldiğimde soba yakmayı bilmiyordum. Daha önce hiç böyle bir deneyimim olmamıştı. Okulu ilk gördüğümde büyük şaşkınlık yaşadım. Okulda iki bayan öğretmen olduğumuz için her şeyle biz ilgileniyoruz. Okulun sobalı olması, kışın aşırı soğuk geçmesi ve konuşulan dil nedeniyle çok sıkıntı yaşadım. Ama çocuklar alışmam için bana yardımcı oldular. Öğrenciler bana odun kırmayı ve soba yakmayı öğretti. Şimdi işimi severek yapıyorum. İyi ki öğretmen olmuşum ve iyi ki buradayım."

Alışık olmadıkları köy şartlarında tüm zorluklarla başa çıkarak öğrencilerine iyi bir gelecek hazırlamanın çabasını veren genç öğretmenlerin bu özverisi, köy halkı tarafından da takdir ediliyor. Antalya'dan ilk görev yeri olan Çatak Değirmen köyüne gelen öğretmenlerden İpek Şekerci, yaptığı açıklamada, öğrencilerinin iyi bir eğitim alması için gün doğmadan yola koyulduklarını söyledi. Şekerci, hafta içi her gün bir saat süren yolculuğun ardından köye ulaştıklarını ve ilk iş olarak odun kırıp dersliklerdeki sobaları yaktıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Daha önce hiç soba yakmamıştım. Öğrencilerin yardımıyla soba yakmayı öğrendim. Hava şartları çok kötü. Soğuk kış günlerinde soba yakmak zor oluyor. Fakat hem köylüler hem de öğrencilerimiz bize çok destek oluyor." dedi.

Antalya'dan geldiğimde burada hiç alışık olmadığım bir yaşam tarzıyla karşılaştım. Biraz zorlandım ama öğrencilerimizin gözündeki o ışık, her şeye değiyor. Tüm zorluklara rağmen öğrencilerimizin sevgisi bizi mutlu ediyor. Onlar için buradayız. Onların mutlu olduğunu görmek bizi de mutlu ediyor. Bizi buraya tek bağlayan unsur öğrencilerimiz. Geçen yıl kış mevsiminde köy yolunun kar nedeniyle kapandığını ve kendilerinin de birkaç defa yolda kaldığını ifade eden Şekerci, aracın yolda kaldığı günlerde saatlerce yürüyüp okula gittiklerini ifade etti.

Bu Eğitim Meleklerine ve onların şahsında tüm fedakâr öğretmenlerimize, eğitimine verdikleri özverili katkılarından dolayı marjinalkadın ailesi olarak teşekkür ediyoruz.

 

 

 

Kadın ve kadına dair olan her şey sitemizde güncel olarak yayınlanmaktadır. Günlük kadın haberleri,son dakika kadın haberlerini sayfamızdan okuyabilirsiniz.

Can YÜCEL'in  Kadınlar için yazdığı bu anlamlı şiiri siz değerli Kadınlarımıza armağan ediyoruz.

 

Bir kadın çocuktur aslında.. 
Çocuk gibi davranmayı sever. 
Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister. 
Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını. 
Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister. 
Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz, 
ama asla onu bir Çocuk olarak görmeyeceksiniz. 

Bir kadın güçlüdür aslında. 
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. 
Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. 
İster ki Erkeğin gücü kendisine huzur versin. 
Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile Erkeğin yapmasını bekler. 
Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de 
erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. 
Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. 
Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar. 

Bir kadın sevgilidir aslında. 
İçinde her zaman sevgiyi taşır. 
Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. 
Zor sever ama tam sever. 
Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için 
yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir. 
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. 
Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. 
Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. 
Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. 
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur. 

Bir kadın yalnızdır aslında. 
Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. 
Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. 
O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. 
Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. 
Yalnızlık onun sığınağıdır. 
O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. 
Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz. 

Bir kadın bilgindir aslında. 
Neler yapabileceğini erkek aklI hayal bile edemez. 
Yaratıcılığının sınırı yoktur. 
Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. 
Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar. 
Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. 
Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır. 

Bir kadın hayattır aslında. 
Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. 
Yemek yemek, su içmek bile. 
Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup 
içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? 

Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz... 

Kadınların hassas olduğu bir sürü konu vardır. Onlar öyle şeyleri sever hoşlanır ki onları yapmak isteriz bazende en sevilesi şeyleri sevmezler. Kadının püf noktaları nelerdir neleri sever,nelerden hoşlanır hadi hep beraber bakalım.

-Kadınlar önce kalp ve beyinlerinden uyanırlar onun için bunları feth etmek oldukça önemli 

-Kadınların seks arzusu duymaları için, kendilerini rahatlamış ve tüm problemlerden arınmış hissetmeleri gerekir. Bu çok önemlidir ve bunu başaracak kişi sizden başkası değil.

-Kadınlar tahrik edilmekten çok hoşlanırlar. Her defasında değilse de ara ara bunu yapmakta fayda vardır.

-Kadınlar seks konusunda aceleye getirilmekten nefret ederler.

 

SEVGİ VE ŞEFKAT: Onun kalbini takdir, ilgi ve şefkatle doldurun yeter. Önce sevdiğiniz kadını, sevginize muhtaç kılın. O zaman, sizinle seks yapmaya muhtaç kaldığını göreceksiniz.

YATAK DIŞI İLİŞKİ: Sevişmek için yatağa girmeyi beklemeyin. Unutmayın, bir kadının yataktaki arzusunun miktarını belirleyen onunla yatak dışındaki ilişkinizde olup biten her şeydir.

ÖN SEVİŞME: Usta bir duygusal ön sevişmeci olun. Onu rahatlatmak için ne yapabileceğinizi sorun. Onu neyin seksi ve feminen hissettirdiğini bulun. Mum mu, iç çamaşırı mı, içi köpüklü bir banyo mu, masaj yağları mı?

 

İdeal erkekte olması gereken ve kadınların hoşuna giden birçok şeyi sizler için derledik.

 

-Yavaş sevişip, güzel öpüşen

-Kadınla yatakta konuşan

-Gözleriyle bir kadına onu çok sevdiğini anlatabilen

-Kadını soymaya vakit harcayan

-Dokunurken uyarmayı becerebilen ve bundan hoşlanan

-Bir kadının saçına babasından farklı dokunabilen erkek işi bitirmiş demektir.

-Bir kadının yatakta ve onun dışında ne istediğini keşfetmesine fırsat veren

-Cinsel açıdan bir kadını baştan ve yoldan çıkarmayı bilen

-Kendilerini fiziksel olarak sevişmeye hazırlayan

-Bir kadına kendini her fırsatta güzel hissettiren

-Masaj yapmayı bilen…

Kıvırcık saç güzel olduğu kadar birçok kezde baş belası olma durumu söz konusudur bunu en iyi kıvırcık saça sahip olanlar bilir.  Uzaktan bakınca çok güzel görünen kıvırcık saçlar çoğu zaman eziyete dönüşebilir. Bu eziyetten kurtulmanın yollarını sizler ile paylaşacağız.

Bu konuda en önemli şey saç kesimidir. Saçınızı kestirdiğiniz zaman uzun katlar şeklinde kestirmeniz durumunda daha az kabaracaktır. Omuz altı veya üstünde kestirmeniz durumunda saç katları şak şeklinizi ortaya çıkaracaktır. 

Kullandığınız şampuanda çok önemlidir. Mümkün olduğu kadar saçlarınızı sülfatsız şampuanlar ile yıkayın. Sülfat olan şampuanlar saçtaki nemi azalttığı için saçlar nemini kaybedince daha fazla elektriklendiği için daha fazla kabaracaktır. Bunun için kullandığınız şampuanın saç nemini fazla kaybettirmediğine dikkat edin.

Duş sonrası saçlarınızı banyo havlusu yerine pamuklu tişörtler ile alamaya özen gösterin. Çünkü banyo havluları elektriklenmeye yol açar. 

Saçlarınızın kıvırcık olup olmadığını kontrol altında tutmak için haftalık bakım yapmak önemli bakımı; protein yada nemlendiriciler ile yapın. Bu bakıma  ihtiyaç olup olmadığını anlamak için saçlarınızı germeniz yetecektir. Eğer saç telinizi gerdiğinizde saç teliniz eski haline geliyorsa saçınızın bakıma ihtiyacı var demektir.

Saç teliniz ince ise saç köpüğü, kalın telli saç teline sahip iseniz üzüm çekirdeği yağı kullanın üzüm çekirdeği yağı argan yağından hafif olduğu için saçlarınızın hacmini koruyarak elektriklenmeleri,kabarmaları önleyecektir.

 

 

Hepimizin bir ilişkisi olmuştur eğer uzun soluklu eğer kısa peki mutlu bir ilişkinin kuralı nedir? mutlu bir ilişki nasıl olur? ilişkiyi uzun soluklu olarak devam ettirebilmek için neler yapılmalıdır bu ve buna benzer sorularınızın yanıtlarını vermeye çalıştık. Ve bunu yaparken ünlü psikolog yazar ve sosyal bilimci David Niven'ın "İnsan İlişkilerinin 100 Sırrı" kitabından faydalandık.

 

Asla Kıyaslama Yapmayın!

İlişkide hatta ilişkilerde düşülmemesi gereken en önemli hatalardan birisidir. Yakın bir arkadaşımızın mutlu bir ilişkisi vardır ve O ilişkide gördüğümüzü kendi ilişkimizle kıyaslamamamız lazım. Belkide sizin ilişkiniz bir başkası için ideal bir ilişki modelidir. Ve bu kıyaslamayı sakın ola kız arkadaşınızın yanında yapmayın!

Peri Masallarına Aldanmayın

Kendi masalınızı yaratın O okuduğunuz,izlediğiniz masallarda ki aşkı ararsanız ömür boyu aşksız kalırsınız veyahut ilişkileriniz bir anda peri masalı gibi yok olur. Olanı masaldaki'ne uyarlayacak ve kıymetini bileceksiniz. Unutmayın! sizin prensesiniz O sizde onun prensi ;)

Zihninizi Okumasını Beklemeyin!

Üzücü bir durumda olduğunuzda partnerinizin sıkıntınızı kendiliğinden anlamasını beklemeyin. Karşı taraf zihninizi okuyamaz. Çoğunlukla partnerimize duygularımızı anlatmadan, bizi yalnız bırakmakla itham ediyoruz. Yapmanız gereken, partnerinize hissettiklerinizi anlatmak.

Ortak İlgi Alanı Oluşturun

Partnerinizle aktif bir diyalog içerisinde olun çünkü ne kadar fazla paylaşır ve sohbet ederseniz o kadar ortak ilgi alanları ve yönler ortaya çıkacaktır. Buda uzun ömürlü bir ilişkiyi beraberinde getirecektir.

Mizah Duygunuzu Geliştirin

Yazara göre bir ilişkide iyi bir mizah anlayışına sahip olmanın ortalama bir günü daha eğlenceli kılmaya ve kötü bir günün yükünü azaltmaya faydası olur. Yazar; bu mizah anlayışının pozitif bir yönü olması gerektiğinin altını çiziyor. Çünkü negatif espriler sadece tansiyonu artırır.

Aceleye Gerek Yok

Kişilerin evlenmeye ve çocuk doğurmaya karar verdiği yaş dilimi son yüzyılda, her on yılda bir artıyor. Yazara göre bu durumun maddi baskılar ve bağımsızlığını ilan etmek gibi pek çok nedeni var. Acele etmenize gerek yok. Çünkü ilişkiler birinci gelenin ödüllendirildiği birer yarış değil. Kitapta yer alan araştırma, geç yaşta evlenmenin ne hayat, ne de yaşanan ilişki üzerinde negatif etkisi olmadığı kanıtlanıyor.

 

Kaliteli Zaman

Eğer birlikte en çok zaman geçirmek istediğimiz insanı bulmuşsak neden onunla mümkün olan en kaliteli zamanı birlikte geçirmeyelim ki! Çünkü ilişkiler birlikte geçirilen zamanın miktarı ile değil kalitesi ile gelişir!

 

Gelecek Önemli!

Yazara göre bazı insanlar ilişkilerinin başarılı bir geçmişi varsa o zaman yapılması gereken her şeyin başarılmış olduğunu düşünme yanılgısı içine giriyor. Oysa ilişki geçmişe değil, geleceğe doğru inşa edilir.

 

Açık Olmak Şart!

Bir ilişkinin mutlu ya da mutsuz olduğunu düşünün. Partnerlerin birbirleri ile nasıl iletişim sağladıkları çok önemli. Yazara göre sağlıklı bir ilişki içerisindeki çiftler, iyi ya da kötü her ne yaşıyorlarsa bunu partnerleri ile paylaşıyor: "Hiçbir şeyi içinizde tutmayın! Çünkü kendi gerçekliğinizi paylaştığınız zaman hayatınızı da paylaşmış olacaksınız ve bu süreçte partneriniz ile aranızda oluşacak olan bağ her şeyin üstesinden gelmenizde size yardımcı olacaktır!"

 

Onunla Arkadaş Olun!

Biriyle yıllar boyu süren bir araba yolculuğuna çıkacağınızı farz edin! Bu sürede bu kişiye son derece yakın olacaksınız. Dolayısıyla söz konusu kişinin aynı zamanda arkadaşınız olmasını da istersiniz. İlişkiyi sürdüren geçici heyecan ya da zevklerden çok arkadaşlık, karşılıklı saygı, hayranlık ve ilgi olacaktır. Uzun vadeli ilişkiler gelişimlerini ve hayatta kalmalarını sağlam bir arkadaşlık temeline borçludur!

 

Paranın Önemi Azalır

Hayalimizdeki partner varlıklı biri olabilir. Ancak varlıklı kişi ile bir ilişki yaşamaya başladıktan sonra paranın önemi ilişkinizi değerlendirirken etkisiz bir hale gelecektir! Kitapta yer alan araştırma sonucuna göre, sadece gelirin veri olarak alındığı bir ilişkinin başarısı ile ilgili bir tahmin yapmak imkansız! Çünkü servet bir ilişkinin uzunluğu ve tatminlik derecesi üzerinde bağlantısız!

 

Mutluluğu Önce Kendinizde Arayın

İnsanlar, sevgi dolu ilişkilere ihtiyaç duyar. Hepimiz yakın sosyal ilişkilerden fayda görürüz. Ancak çoğumuz bir ilişkinin bizi tamamlayacağına, hayatımızdaki boşlukları dolduracağına inanırız! Halbuki gerçekte kim olduğunuzla ilgili olarak mutlu değilseniz, bir ilişki bu durumu değiştirmeyecektir! Bu, sağlıklı bir ilişki sürdürmenizi de zorlaştıracaktır!

 

Sorgulamayı Bırakın!

Çoğumuz birlikte olduğumuz kişinin geçmişini merak ederiz. Özellikle ciddi ilişkilerini. Uzun vadede endişe, kıyaslama ve eninde sonunda kavga ortamı yaratacaktır. Siz; birlikte olduğunuz kişinin geçmişteki partnerleri ile bir yarışma içerisinde değilsiniz.

 

Onu Önemseyin!

Fikir, zevk ve tercihlerinizin mükemmel bir uyumla buluştuğu bir ilişkiyi ne yazık ki yaşayamayacaksınız! Niven; bu boş fanteziyi tercih etmemenizde de ısrarcı... Zıtlıkların daima ilişkiyi canlı tuttuğunu, rehavet hissinden uzaklaştırdığını ve birey olarak gelişimi artırdığını savunuyor. İlişkinizdeki zor zamanlarda sizin için en önemli olanın ne olduğunu karşı tarafa göstermelisiniz! Farklılıklara rağmen ona değer verdiğinizi göstermeniz; sağlıklı bir ilişkinin temelini oluşturur.

 

Kendinize İnanın!

İlişki bir ihtiyaç değildir. Özde; sağlığınız ve mutluluğunuz için bir ilişkiye ihtiyacınız yok. Yaşadığınız ilişki belki de hayatınızın önemli bir kısmını teşkil edebilir, ama siz hayatta kalmak ve gelişmek için gerekli olanlara zaten sahipsiniz! İçinde bulunduğunuz durum her ne olursa olsun; kendinize inanın ve önce tek başınıza ayakta durabildiğiniz gerçeğini kabul edin.

 

Çevrenizdekilerin Fikirlerini Dinlemeyin!

Önemli bir karar vermemiz gerektiğinde genellikle ikinci bir görüş alırız! Niven; bu eğilimi kesinlikle desteklemiyor. İki kişinin oluşturduğu dünyayı, aradaki iletişim ya da elektriğin seyrini üçüncü kişilerin asla çözümleyemeyeceğini vurguluyor ve ilginç saptamalarda bulunuyor: "Birincisi; hiç kimse sizin gerçekten neye ihtiyaç duyduğunuzu ve neye değer verdiğinizi sizden iyi değerlendiremez. İkincisi insanlar başkalarının ilişkileri konusunda kendi ilişkilerine nazaran daha olumsuzdur. Kısacası akıl danıştığınız kişiler; ilişkinizdeki negatif yönleri görmeye pozitif yönleri görmekten daha meyillidir!"

 

Korkuya Yenik Düşmeyin

Kendi ayakları üzerinde duran, ne istediğini bilen bir kadın olmanıza rağmen; benliğinizi doğru şekilde yansıtmanız kimi zaman mümkün olmayabilir. Fobiler ilişkileri olumsuz yönde etkileyebilen nedenler arasında. O gerçekte nasıl biri, geçmişte yaşadıklarımızın yine yaşayacak mısınız, sizden nasıl bir birliktelik bekliyor, bencil mi, sorumsuz mu? Bu gibi sorular; her kadının hayatının bir döneminde zihnine üşüşebilir. Oysa; olumsuz bir durum ile karşılaşacağınızda ilişkinizi sorgulamaktan vazgeçmeniz gerekiyor.

 

İşlerinizi Eve Getirmeyin!

İş gününüz sona erdiğinde işiniz tamamıyla ofiste kalmalı. Zihninizden de silinmeli! Kitapta yer alan bir araştırma sonucuna göre; çalışmaya ya da iş düşünmeye neredeyse hiç ara vermeyen işkoliklerin diğer kişilere oranla özel yaşamlarından memnun olduklarını söylememelerinin üç kat daha olası bir durum olduğu belirtiliyor.

 

Acılarınızı Unutmalısınız!

Kırıldınız ve sonra sizden özür dilendi. Çok acı çektiniz ama karşı tarafı affetmeye karar verdiniz! Ancak içinizdeki acı hemen ortadan kaybolmuyor ve hissettiğiniz bu acının travmasını içinizde taşıyorsunuz. Ama bu acıyı geride bırakabilmeyi öğrenmelisiniz! Çünkü acıyı içinizde tutmanız, yaranın taze kalmasına neden olur.

 

Mükemmeli Aramayı Bırakın

Günümüzde mutsuz birlikteliklerin belki de en büyük nedeni; 'Daha mükemmelini yaşayabilirim' düşüncesinden kaynaklanıyor. Sağlıklı ve tatmin edici ilişki daima mevcuttur ya da yaratılabilir! 'Mükemmel ilişki' diye bir kavram asla var olmamıştır. Bu nedenle; Her konuda sizinle hemfikir olan ya da her an sizi mutlu edebilecek biri ile karşılaşmayı ısrarla beklemek yerine; sizi en fazla tatmin eden ilişkiyi yeşertmeyi denemelisiniz.

Parfümü gündelik hayatımızda kalıcı bir şekilde kullanırız. Peki doğru parfümü kullanıyor muyuz bu hepsinden önemli. Parfümü kalıcı kullanmanın detayları ve doğru parfüm nasıl kullanılır bunları makalemizde paylaştık.

 

Parfümü kalıcı kullanmanın detayları ; 

-Dikkat etmeniz gereken ilk kural; sıkmanız gereken  miktar. Bunun için en ideal sayı, parfümü değişik bölgelere iki ya da üç kez sıkmaktır.

-Parfümünüzü mutlaka temiz ve kuru bölgelere sıkmaya özen gösterin. Banyo ve duştan sonra sıkılan parfüm daha kalıcı olur ve gerçek kokuyu hissettirir.

-Dökme olan parfüm yerine spreyli parfümleri tercih etmenizde fayda var. Çünkü ellerinizle temas eden parfüm kısa sürede etkisini yitirir.

-Özellikle vücudunuzun sıcak bölgeleri kokunuzun kalıcılığı açısında en uygun yerlerdir. Örneğin; kulak arkası, boyun, bilekler ve göğüs aralığı.

-Parfümünüzü elbise üzerine direk değil havaya sıkıp yağmurlama yöntemi ile kullanın.

-Saç fırçanızın içine parfümünüzü sıkıp saçlarınızı taramak kokunun kalıcılığını artıracaktır.

-Nabzınızın attığı yerlerde kokunuzun daha iyi yayılır ve kalıcı olur.

-30 cm uzaklıktan tutarak parfümünüzü sıkın

-Kesinlikle elinizle yaymayın,kendi kendine kurumaya bırakın. Eliniz ile müdahale etmeniz durumunda koku kalıcılığını yitirecektir.

Pilates nedir ne işe yarar onunla ilgili kısa bilgiler paylaşacağım sizlerle.  Bildiğiniz gibi birçok bayanın bu aralar tercihi pilates oluyor. Pilates karnı inceltmeye, vücudu sıkılaştırmaya, boyu uzatmaya ve duruşu düzelten enerji veren bir spor. Bunların hepsini barındıran ve sizi zorlayacak hareketler barındırmayan bu sporu tercih etmemek olmazdı elbette.  Pilates yoga egzersizleriyle yapılan ve vücut esnekliğini arttıran bir spordur.