Sezeryan İle Doğan Çocuklar Alerjiye Daha Yatkın

Yüzyılın hastalığı olarak karşımıza çıkan, hamilelikte önlenebilen alerji ve astımın, sezeryan doğum yapan annelerin çocuklarında görülme sıklığı %20 daha fazlayken, normal doğumla bu hastalıkların önüne geçilebiliyor.

Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, çeşitli alerjik reaksiyonların ölümle sonuçlanabildiğine, alerjinin bütün vücudu tutan bir hastalık olduğuna, bebeklikten yetişkinliğe kadar geçen süreçte farklı belirtilerle kendini gösterdiğine, genetik faktörlerinde önemli olduğuna değinerek, bu hastalıkla mücadelenin anne karnında başladığına dikkat çekiyr.

Annenn hamileyken doğl ve yeşil bir ortamda yaşamasının, solunum yoluyla doğadaki zararsız mikroplara maruz kalmasının, bebekte alerji gelişimini azaltan bir etken olduğunu belirtiyor. Hamileykn, çiftlik ortamında olduğu gibi hayvansal ve toprak kaynaklı zararsız mikroplarla temas eden bir annenin, bebeğinin de bağışıklık sisteminin geliştiğini ve alerjiden uzaklaşmayı sağlyan birinci adım olduğunu söylüyor.

Prof. Dr. Tabak; normal doğumun alerjiyle mücadelede ikinci ve önemli bir adım olduğunu, annenin doğum kanalındaki sağlıklı flora mikroplarla temasıyla, bebeğin bağışıklık sistemini geliştirecek ilk doğal uyarıyı aldığını vurguluyor. Sezeryan doğumla dünyaya gelen bebeklerin ise tamamen steril bir ortamda doğduklarını ve bu sırada hiçbir mikropla teması olmadığını dolayısıyla bağışıklık sistemlerinin alerjiye yatkın hale geldiğini söylüyor.

Bağışıklık sistemini bir terazinin iki kolu olarak değerlendiren Prof. Dr. Tabak, "Bağışıklık sistemi mikroplarla ne kadar çok temas ederse; alerjiden o kadar çok uzaklaşıyor. Tam tersi mikropla mücadele ne kadar kısıtlanırsa; bağışıklık sistemi de alerji yönüne kayıyor. Günümüzde aileler, bir yandan çocuklarını hastalıklardn korumaya çalışırkn diğer bir yandan alerjik reaksiyona yatkı hale getiriyor" diyor.

Son Eklenenler

Haftanın Hitleri

Diğer Yazılar